KESK Şanlıurfa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hasan Kılıçoğlu, 16 aydır sendikal hak ve özgürlükleri genişleten bir yasa bekleyen 2 Milyon kamu emekçisinin bir kez daha aldatıldığını söyledi.
KESK Şanlıurfa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hasan Kılıçoğlu, 23 Ocak 2012 Tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak TBMM Başkanlığına gönderilen 4688 Sayılı yasa tasarısı ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Kılıçoğlu, AK Parti’nin kayıt dışı, taşeron, esnek ve güvencesiz çalıştırma biçimlerini yaygınlaştırarak emek sömürüsünü her geçen gün daha da artırdığını belirterek, hazırladığı yasa tasarılarıyla; bir taraftan örgütlenmenin önündeki engelleri korurken diğer taraftan var olan örgütlenmeleri, sendikaları işlevsiz hale getirmek istediğini iddia etti.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasasında değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının yanı sıra 2821 ve 2822 sayılı yasaların birleştirilmesiyle oluşturulan Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısının da bu emekçilerin örgütlü güçlerine, sendikalarına yapılan saldırıların bir parçası olduğunu sözlerine ekleyen Kılıçoğlu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü;
“Anayasada kamu emekçilerine sözde toplu sözleşme hakkı tanıyan 12 Eylül referandumunun üzerinden 16 ay, Üçlü Danışma Kurulu toplantılarının üzerinden 6 ay, Yasa Taslağının Bakanlar Kurulu’na gönderilmesinin üzerinden tam 100 gün geçti.
Üzülerek ifade ediyoruz ki bunca zamandır sendikal hak ve özgürlükleri genişleten bir yasa bekleyen 2 milyon kamu emekçisi bir kez daha aldatılmıştır.”
Tasarıya göre hizmet kollarına ait mali ve sosyal hakların 11 yıldır sürdürülen toplu görüşmelerde olduğu gibi genel toplu sözleşme görüşmelerinin bir parçası olarak ele alınacağını vurgulayan Kılıçoğlu, “Bu düzenleme ile yüzlerce belediyede yapılan toplu sözleşmelere AİHM kararları ve uluslararası sözleşmeler hiçe sayılarak yasak getirilmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sendikalar yasasının ve toplu sözleşme düzeninin örneğini görmek mümkün değildir. Varsa da bunun “sendika yasası” ve “toplu sözleşme” olarak adlandırılması mümkün değildir” dedi.
Kılıçoğlu, yasa tasarısında grevli toplu sözleşme haklarının yasal teminat altına alınmadığı gibi, örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin de varlığını korumakta olduğunu dile getirerek, “Kapsamından tarafların belirlenmesine, uyuşmazlık halinden Hakem Kurulunun yetki ve bileşimine kadar özgür bir toplu pazarlık düzeni ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan, hemen her alanda özgürlükleri tamamen kısıtlamayı hedefleyen bu yasa tasarısının özüne de ruhuna da tamamen yasakçı ve sınırlayıcı bir mantık hâkimdir” diye ifade etti.
Kılıçoğlu, son olarak, şu cümleleri söyledi;
“Bizler, Hak ve özgürlüklerimizi yok sayan bu yasa tasarısına karşı; Grev hakkımızın yasal teminat alındığı özgür bir Toplu Sözleşme düzeni için, Örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılması için, Her sendikanın üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesinin sağlanması için, Belediyelerle yıllardır yapılan Toplu Sözleşmelerin devam etmesi, bu konuda herhangi bir sınırlama getirilmemesi için, Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanması ve çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi için, Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
HABER: ABBAS BENGİSU