Yusuf Sabri DİŞLİ
Halil BİNER
FUAT KÜRKÇÜOĞLU
 
`SAĞLIK POLİTİKASI UZUN VADELİ DEĞİLDİR`  
Güncel / Haberin Eklenme Tarihi : 23-05-2010 / 0:50:14
Bu haberi 1609 kişi,Şanlıurfa Sembol Haberi ise bugün 657 kişi okudu.
`SAĞLIK POLİTİKASI UZUN VADELİ DEĞİLDİR`

Sanal Mercek  
  

Gazetemiz muhabirlerinden Ahmet Sağır haftanın periyodik aralıklarıyla Sivil Toplum Kuruluşlarıyla sürdürmüş olduğu röportajına bu hafta Şanlıurfa Tabipler Odası Başkanı Prof. Dr. Şahin Aksoy ile gerçekleştirdi. Şanlıurfa’daki Sağlık yatırımlarından, Tıp Fakültesinin bugünkü durumuna ve AKP hükümetinin Sağlık alanındaki yanlış politikasını ele aldığı ve Hekimlerin yaşadığı sıkıntılarının kaleme taşındığı A’dan Z’ye röportajdan ayrıntılar;


 


Ahmet Sağır: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Şahin Aksoy kimdir?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Aslen Ordu’lu olup İzmir’de dünyaya gelmişim. İlk-Orta ve Lise tahsilimi Ankara’da tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1990 yılında mezun oldum. 1990-1993 yılları arasında Şanlıurfa’da pratisyen hekim olarak çalıştım. 1993’de YÖK’ün sınavını kazanarak yurtdışında lisansüstü eğitim bursu kazandım. 1993-1999 yılları arasında İngiltere’de Manchester Üniversitesinde Doktoramı yaptım. 1999 yılında Harran Üniversitesi Tıp Fakültesine döndüm. 2003 yılında Doçent, 2008 yılında Profesör oldum. 2008 yılında seçildiğim Şanlıurfa Tabip Odası Başkanlığı görevine Mayıs 2010 tarihinde meslektaşlarımızın teveccühü ile tekrar seçilmiş bulunmaktayım. Evli, 2 çocuk babasıyım ve iyi derecede İngilizce biliyorum.  


 


Ahmet Sağır: Sn. Başkanım, Şanlıurfa Tabipler Odası’nın faaliyetleri hakkında bize bilgiler verir misiniz?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Sn. Sağır, Odamız her şeyden önce her sivil toplum kuruluşunun temel görevi olan kendilerini seçen meslek grubunu uygun platformlarda temsil etme görevini yerine getirmeye çalışmaktadır. Bu temsil görevi yerel ve ulusal düzeyde yapılmaktadır. Bunun dışında meslektaşlarından gelecek her türlü talep ve beklentiyi karşılamaya çalışan Odamız, hekimler arası mesleki ve sosyal dayanışmayı artırmaya yönelik etkinlikler yapmaktadır. Bunların arasında 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen futbol turnuvası, resim ve kompozisyon yarışması, bilimsel konferans ve paneller, stand-up gösterisi ve şiir dinletisi ve gala yemeği düzenlemek bulunmaktadır. Odamız bünyesinde bulunan hukuk danışmanımız meslektaşlarımıza ihtiyaç duydukları yardımı sağlamakta, her hangi bir yasal sorunla karşılaştığında meslektaşlarımıza gerekli destek sağlanmaktadır.


 


Ahmet Sağır: Hocam, Şanlıurfa da kaç hekim var, bunların kaçı size üye?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Şanlıurfa’da ilçeleriyle beraber kamu, özel Üniversitede toplam 1500 civarında hekim bulunmaktadır. Mecburi hizmet ve Üniversitedeki asistanların hareketliliğinden dolayı bu rakam zaman zaman küçük oynamalar göstermektedir. İki hafta önce yapılan seçimlerdeki tespitimize göre Odamıza kayıtlı 1050 üyemiz bulunmaktadır ki, kamuda üye olmanın isteğe bağlı olduğu bir odada bu oranın oldukça yüksek olduğu görülmektedir. İki yıl önce Şanlıurfa’da 1200 doktorun olduğu ve 600 üyenin odaya kayıtlı olduğu düşünüldüğünde geçen 2 yılda meslektaşlarımızın Odamıza ciddi teveccüh gösterdiği açık olarak görülmektedir.


 


Ahmet Sağır: Hekimlerin Tabip Odalarının çalışmalarına ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Tek kelime ile söylemek gerekirse; Yetersiz. Mesleğin yoruculuğundan mıdır, işlerin yoğunluğundan mıdır, bizlerin yeterince duyuramamasından mıdır bilinmez yaptığımız bütün etkinliklerde katılım az olduğunu, katılanların büyük bir çoğunluğunun da “hatır için” geldiklerini gözlemlemekteyiz. Bu da bizler açısından yeni faaliyetler yapma konusunda şevk kırıcı oluyor.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy, Hekimlerin ülkemizdeki ve ilimizdeki konumları nedir?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Sn. Sağır, Muhtelif vesilelerle arz etmeye çalıştığım gibi hekimlik mesleği günden güne cazibesini kaybediyor, mesleki tatminden uzaklaşıyor, meslektaşlar arası iç barış ve dayanışma azalıyor. Bunun temel nedeninin de son 6-7 yıldır hekimlerden ve sağlık çalışanlarından gelecek geri bildirimlerden ziyade, siyasi kaygılarla halktan gelen sese kulak veren bir sağlık politikası olduğunu düşünmekteyim. Kısacası çalışanı mutsuz ve huzursuz eden bir sağlık ortamı içerisindeyiz. Ülkenin bir parçası olan Şanlıurfa ve Şanlıurfalı hekimler de bu gerçekten kendi payına düşeni yaşamaktalar.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy özellikle Acil servislerde Hekimler şiddete maruz kalıyor. Bu konuda önlem olarak neler yapılmalıdır?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Biz son yıllarda artan hekime yönelik değişik seviyelerdeki şiddetin nedeni olarak da, hekimi değersizleştiren ve hasta-hasta yakını ile karşı karşıya getiren mevcut sağlık politikalarını görmekteyiz. Öncelikle bu politikalar tekrar gözden geçirilmelidir. Ancak acilen yapması gerekenler, acil servisler, poliklinikler ve sağlık ocakları gibi hekimin hasta ve hasta yakını ile yakın temasta bulunduğu yerlerde güvenlik elemanları bulundurulmalı. Ayrıca, gerekli yasalar çıkartılana kadar eldeki yasalar ile hükmeden hakim ve savcılar “takdir yetkilerini” şiddete uğrayan hekim lehinde kullanmalı ki suçlulara verilen caydırıcı cezalar önleyici etkiye sahip olsun.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy, Şanlıurfa sağlık alanında sizce nerede?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Şanlıurfa’nın sağlık verileri Sağlık Müdürlüğünden edinilebilir ki bunlardan bazı göstergeler hiç de iç açıcı değildir. Ancak verilen sağlık hizmetine bakıldığında gerek geçmişle kıyaslandığında gerekse başka illerle mukayese edildiğinde oldukça iyi olduğu söylenebilir. Şanlıurfa’nın en büyük sorunu eğitimsiz nüfusu, plansız ve sorumsuzca çocuk sahibi olan ebeveynleri ve devleti ilaç, yeşil kart vs. yollar ile dolandıran belli bir grubun varlığıdır.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy, AKP hükümetinin Sağlık politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Sn. Sağır, Yukarıda da arz ettiğim gibi mevcut sağlık politikalarının hekimler açısından olumsuz olduğunu düşünmekteyiz. Bunu, pek çok tıp uzmanlık derneği ve tabip odasının tepkisi de göstermektedir. Uygulanan sağlık politikaları halkı memnun edici görünse de uzun vadede yürütülebilir değildir.


 


Ahmet Sağır: Hocam, Tam gün yasasının hasta, doktor ve diğer çalışanlar açısından getiri ve götürüleri nelerdir?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Bu konu çok genişçe konuşulması gereken bir konu olduğundan burada sadece birkaç kelime ile özetlemek gerekirse; Tam Gün yasası özünde desteklenmesi gereken bir yasadır. Bundan hem hekimler, hem halk hem de devlet kazançlı çıkar. Ancak mevcut hali ile çıkan yasa her 3 tarafı da memnun etmekten uzaktır.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy son zamanlarda kentimizde özel hastanelerde büyük artış yaşandı bu rakamsal artışı nasıl değerlendiriyorsunuz?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Özelleşme 21. yüzyılın bir gerçeği. Sosyal devlet anlayışını terk etmemenin yanın yanında sermayeye de düşman olmamak gerekli. Devlet tarafından düzenlemesi ve denetlemesi yapılan özel sağlık hizmeti modern çağın anlayışı ile bağdaşmaktadır. Şanlıurfa’daki özel hastanecilik anlayışını, biraz da işletmecilerinin hekim olması ve şehrin saygın hekimleri olmasından dolayı oldukça sağlıklı buluyorum.


 


Ahmet Sağır: Hocam, Devlet sağlıktan ‘çıkıyor’ diyebilir miyiz?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Devlet sağlıktan çıkıyor denemez çünkü devlet de sürekli sağlığa yatırım yapıyor. Ayrıca özel sektörden hizmet alan sigortalıların parası da devletten çıkıyor. Devlet belki verimliliği artırmak adına bu yola gidiyor ve kısmen de başarılı olduğu söylenebilir.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy, Karaköprü Beldemizde herhangi bir hastane bulunmuyor. Vatandaşlar, Toplu Taşıma araçlarıyla Hastanelere gelmek isteseler bile herhangi bir dolmuş hattı aracı Hastaneye gitmiyor. Kısacası Belde de ikamet eden vatandaşlar durumdan şikâyetçiler… Konu Belediye ve İl Trafik Komisyonunun ilgi alanı olduğunun da bilincindeyim. Ancak Hemşehrilerimizin muzdaripliğini size iletilmesi adına Belde de aile hekimliği ya da semt polikliniği acili yeti arz etmiyor mu?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Sn. Sağır, Aile hekimliği uygulaması Şanlıurfa’da yılsonunda başlıyor. İdeal şekilde uygulanan bir aile hekimliği sistemi pek çok yerin olduğu gibi Karaköprü’nün de sağlık hizmeti sorununu çözecektir.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy, Geçtiğimiz yalarda Denizli Tabip Odasının düzenlemiş olduğu `Ilımlı İslam ve Bilim` adlı konferansta bilim bilimselliğin dışına çıktı. İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nazmi Algan Din ve bilimin çatıştığını ileri sürerek Tabip odası İslam dini ve Hz. Muhammed (SAV) ile ilgili yakışıksız değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa Tabip Odası olarak konu ile ilgili tepkiniz ne oldu?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Söz konusu toplantı ile ilgili olarak Odamız o tarihlerde bir basın açıklaması yapmıştı. O açıklamamızda da beyan ettiğimiz üzere Meslek Odaları ilgi alanları dışındaki konularda, özellikle de milletin Kutsalları ilişme konusunda çok titiz davranması gereklidir. Maalesef Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyinden başlamak üzere ülkemizdeki pek çok Tabip Odası bulundukları konumları ideolojik söylemlerini rahatça dile getirebilecekleri yerler olarak kullanmışlar ve meslektaşlarında Odalarına karşı ciddi bir nefret oluşmasına neden olmuştur. Söz konusu etkinlikte Denizli Tabip Odasının İstanbul Tabip Odası ile el ele vererek gerçekleştirdiği bir eylemdi ve amacı meslektaşlarımızı odalardan soğutmaktı. O gün olduğu gibi bugün de bu programı ve orada söylenenleri kınıyoruz.


 


Ahmet Sağır: Sn. Başkanım, Ordulusunuz ve Karadeniz bölgesi de nazarımda tarifi imkânsız güzellikte bir yerdir. Zengin bir yeşil bitki örtüsüne sahip Karadeniz’den orman fakiri Urfa’ya geldiğinizde ilk olarak neler hissettiniz?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Sn. Sağır, Hayatımın önemli bir kısmını Ankara’da geçirmeme rağmen her yaz Ordu’ya ve Karadeniz’e gitmem ‘yeşile âşık’ ve aşina olmama neden olmuştu. ‘90’lı yılların başında Urfa’ya geldiğimde ağaçlandırma ve yeşillendirme bakımında şehir ve çevresi cidden kötü durumdaydı. Ancak bugün o kadar da kötümser olunmayacak bir durum var. Tabi bu konuda Belediye Başkanımız Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın büyük gayretleri olmuştur. Bu anlamda çabalar ve çalışmalar mutlaka devam etmelidir.


 


Ahmet Sağır: Gazetecilik mesleği dışında TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Üyesiyim. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla yaptığım röportajlarımda orman fakiri Urfa için kentimize hatıra ormanı oluşturmaları için çağrıda bulunuyorum. Bu anlamda Tabipler Odası da kentimizde Hatıra Ormanı oluşturacak mı?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Öncelikle TEMA’nın bu konudaki gayretlerini takdirle izliyorum. Çağrınızı çok yerinde buluyorum. Konuyu Yönetim Kurulumuz ve meslektaşlarımla paylaşırım.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy, Mevcut Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin durumu göz önünde yıllardır inşaatı ağır aksak devam eden 600 Yataklı Tıp Fakültesi Hastanesi neden bir türlü bitirilemiyor?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Sn. Sağır, bu hassas bir konu. Yapılacak her eleştiri mevcut veya geçmiş yönetimleri eleştirmeyi gerektirecek. Bir yararı olacağını bilsem eleştirmekten de kaçınmam ama faydasına inanmıyorum. Şüphesiz, şu anki Fakülte Hastanesi beklentileri karşılamaktan çok uzak. Bunu herkes biliyor ve herkes bundan şikayetçi. Osmanbey Kampusundaki 600 yataklı hastanenin bir an önce bitirilerek hizmete girmesi gerekmekte ama bunun için ödenek nasıl sağlanacak, öğrenciler sorun yaşarken bu kadar insan hastaneye nasıl taşınacak? Bunlar birer soru işareti olarak karşımızda durmakta.


 


Ahmet Sağır: Sn. Aksoy, “Benim Kara Bahtlı Üniversitem” konulu bir yazınızı zevkle okudum.  Günümüzde Hacettepe, Cerrahpaşa ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri ülkemizin en popüler hastanelerinin başında geliyor. Harran Üniversitesini de popüler ederek cazip hale getirmek için neler yapılmalıdır?


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Sn. Sağır, Öncelikle sözünü ettiğiniz Üniversiteler gibi olmak için zamana ihtiyaç var bu süre de 30 yıldan az değil. Bu süre içinde geçmiş dönemlerdekine benzer idareler bu Üniversiteyi idare ederse söz konusu Üniversiteler gibi olmak için 50 yıl bile yetmez. Eski Rektörün “Harran Üniversitesi bir dünya üniversitesi olacaktır” diye bir sözü vardı. Bunu neye dayanarak söylüyordu bilemiyorum.  Ama 1992 - 2010, 18 yıllık gidişat bunun pek de mümkün olmadığını düşündürüyor. Bahse konu yazımda esasında, 20 yıllık Şanlıurfa deneyimim sonunda bir tür Şanlıurfa ve Harran Üniversitesinden ümidimi kesme yazımdı. 20 yılı hep ümit, iyimserlik ve çaba ile geçirdim ama nihayet beklentilerimin bir hayal olduğunu fark ettim. Yanılmış olabilirim ama şu anki düşüncem bu.


 


Ahmet Sağır: Sn. Başkanım, Şanlıurfa Kadın, Doğum Hastanemiz artık kent nüfusuna cevap veremiyor. 2007 yılında Sağlık Bakanı Sn. Recep Akdağ’dan ilimize TOKİ tarafından 400 Yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi yapılacağı müjdesini almıştık. Aradan 3 yıl geçti herhangi bir somut gelişme sağlanmadı. Tabipler Odası Başkanlığı olarak bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?  Beklentileriniz nelerdir?


 Prof. Dr. Şahin Aksoy: Bir yıl kadar önce bir vesile ile Sağlık Bakanı ile görüştüğümüzde bu konunun önemini kendisine de arz etmiştim. Şanlıurfa gibi nüfusu artışı ve doğum oranı böylesine yüksek olan bir ile böyle bir hastane mutlaka gerekli. Muhtemelen Bakanlığın başka öncelikleri olduğundan bu konuya el atamadı ama söz alınmış olmasını bile olumlu bir adım olarak görüyorum.


 


Ahmet Sağır: Son olarak Şanlıurfa’lı hemşehrilerimize mesajınızı alabilir miyiz?   


Prof. Dr. Şahin Aksoy: Şanlıurfa’da bulunan hekimlerin yasal temsilcisi olarak, bu şehirde görev yapan bütün hekimlerin sizlerin ve toplumun sağlığını birinci kaygıları olarak gördüklerini unutmamanızı isteriz. Ülkedeki en ağır ve en uzun eğitimi alarak yetişen, mesai mefhumu bilmeden insan sağlığına hizmet etmeye çalışan hekimleri anlamaya ve sevmeye çalışın. Her meslekte olduğu gibi ettiği yemine sadık kalmayan ve bulundukları yüce makamı kötüye kullananlar olabilir. Biz, Şanlıurfa Tabip Odası olarak bu tür şikâyetlerinizi dinlemeye ve gerekli tedbirleri almaya her zaman için hazırız. Bu vesile ile bütün Şanlıurfa halkını saygıyla selamlıyor, sağlıklı bir yaşam diliyorum.


 

Haberle İlgili Diğer Resimler




 


 

Bu Habere Ait Yorumlar Toplam Yorum Sayısı [6]
[28-05-2010 / 18:22:58 - müslüm kaya / Şanlıurfa] GEÇMİŞ KATILIM PAYI
27. 05.2010 günü Eğitim ve Araştırma Hastanesi İntaniye polikliniğinde muayane olduktan sonra Ezaneden ilaç alayım dedim. İlaçın yüzdesi 8TL. ödedim. Bunun yanı sıra eczane bana bir fatura çıkardı 2008 yılından bu yana gittiğim Hastanelerden dolayı da geçmiş tarihin katlım payı borcunu da çıkardı. Toplam 45 TL. Borç çıktı. Ey AKP hükümeti ey Başbakan SAĞLIKTA REFORM BU MUDUR? madem ki bu borçlar sonradan çıkacaktı neden o zamanki tarihlerde alınmadı.
[26-05-2010 / 16:55:18 - necati / Şanlıurfa] samimiyet yok hükümette
öncelikle Ahmet beye tşk ederim. Hastaneye zaten gitmiyoruz sağlık ocağına gittim 2tl eczaneye ödedim sgk var ama inanın artık her hastalandığımda özel paramla tedavi görüyorum ayrıca kardeşim asgari ücretliden aldığın vergiyi aynısını doktordanda alıyosun madam biz aynı vergiyi ödüyosak doktorla neden maaşımız bir yapmıyosunuz kimse ilgilenende yok ancak haram işler ihale kovala vb. saolsun Allah razı olsun hükemetten Allah başımızdan eksik etmesin
[24-05-2010 / 10:11:45 - SAĞLIKTA DEVRİMMİŞ… / Gaziantep] İSHAK
Sn. Başbakanımız sağlıkla ilgili her konuşmasında “ Biz Sağlıkta devrim yaptık ” diyorlar. Ancak asgari ücretliler açısından devrim değil Kepazelik yaptılar. Maşallah kaşıkla verip kürekle geri almak denir buna. Geçen gün karın sancısı nedeniyle doktora gittim. Yeni düzenlemeye göre özelde 12 TL muayene katılım payı, 3 TL reçete parası, (ilaçların yüzdesi olan 5 TL olduğundan) ilaç katılım payı, toplam 20 TL. Naneyi yedik. Çocuklarda hasta olursa külliyen mahvolduk. Asgari ücretliler olarak 20 TL. Zam oldu, sadece kendim için 20 TL gitti. Bir de sürekli ilaç kullanmak zorunda olanları düşünürsek, onlar zaten bitik durumda. Böyle sağlıkta devrim mi olur? Neredeyse güvencesiz sağlık güvencesi tesis edecekler. Tek kelimeyle kepazelik! Birileri malı götürür, memurun, emeklinin, asgari ücretle çalışanın ilacına göz dikilir.
[24-05-2010 / 09:53:38 - 12TL.HASTANE+3TL. ECZANE KATKI PAYI KALDIRILSIN / Şanlıurfa] RECEP
Özel Hastanelerden kesilen 12 TL. Katkı payı kaldırılmalıdır. Kim keyif için Doktora gider ilaç yazdırır. Sağlık ve eğitimden tasarruf olmaz, olmamalı. Hükümet anketle tasarruf yapılacak harcamaları belirlesin. Arabalardan ÖTV alma, gariban vatandaşın aldığı ilacı tasarruf olarak gör. Hani ADALET? Benim anlamadığım, hasta olan kişi doktora gider...Doktor da ona ilaç yazar...O zaman hasta olalım doktora gidelim ama doktora diyelim ki doktor bey lütfen ilaç yazmayın bana bedavasından bir ot yazın....yada okuyup üfleyin mi diyeceğiz.....vallahi billahi hayret bişey yahu…
[23-05-2010 / 19:05:21 - YASİN / Şanlıurfa] DOĞUM HASTANESİ MUAMMASI
GEBE OLAN EŞİMİ KONTROL AMACIYLA DOĞUM HASTANESİNE GÖTÜRÜRKEN İŞKENCE ÇEKİYORUZ. NST DENİLEN CİHAZA GİRMEK İÇİN DAR KORİDORDA SAATLERCE İNSANLAR BEKLETİLİYOR. RECEP AKDAĞ VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRSİN BİZİ ÖZEL HASTANELERE GİTMEYE MECBUR ETMESİN KALDI Kİ ÖZEL HASTANEYE DE MADDİ İMKANSIZLIKLAR NETİCESİ GİDEMİYORUZ. YEŞİL KARTTA GEÇERSİZ BİZİ KURTARIN BU İŞKENCEDEN.
Sayfa : 1/2





  EĞİTİMDE YİNE DİBE VURDUK 21-07-2011 / 17:03
  BİZİM CİTY - 1 27-04-2011 / 14:34
  MAHMUT KAPLAN`LA ÇOK ÖZEL... 26-03-2011 / 11:19
  `ÇÖZÜM İTHALATTA DEĞİL` 12-01-2011 / 09:08
  `HAYAT YAMALI BİR GÜLÜCÜK` 04-01-2011 / 11:48
  `BAŞARI İÇİN BÜTÜNLEŞMEK LAZIM` 10-11-2010 / 08:46
  `KENTSEL DÖNÜŞÜM UYGULANMALIDIR` 17-08-2010 / 09:00
  TAKSİSİZ TAKSİ DURAKLARI 21-07-2010 / 20:58
  BÖLGEDE SAĞLIK'IN BAŞKENTİ OLUYORUZ! 29-06-2010 / 10:51
  NEREDESİN ESKİ URFA? 22-06-2010 / 15:44
  `İL HAKKININ GERİ VERİLMESİNİ İSTİYORUZ` 17-06-2010 / 19:40
  `SİYASİ DURUM AĞIR BASTI` 10-05-2010 / 12:46
  18 YILDA KARAKÖPRÜ`YÜ BİTİRDİLER 26-04-2010 / 15:34
  O BİR LİDER! 24-03-2010 / 08:56
  ŞANLIURFA İÇİN YENİ VALİ YENİ ŞANS 09-12-2009 / 11:25
  ANKARA'DAN ŞANLIURFA'YA BAKIŞ 28-10-2009 / 12:10
  YENİ STATTA OYNAYALIM 15-09-2009 / 08:24
  ŞANLIURFA TARIMDA EN ÖNEMLİ KENTTİR 01-09-2009 / 09:44
  RAMAZAN AYI KUR’AN AYIDIR 26-08-2009 / 15:24
  KARAKÖPRÜ CAZİBE MERKEZİ OLACAKTIR 12-07-2009 / 12:41
  ŞEHİRLER VE REFLEKSLER 17-04-2009 / 18:32
  İŞGALDE HUKUKSUZLUĞUNUN PERDE ARKASI 07-04-2009 / 13:37
  MİTHAT BEREKET ŞANLIURFA'DA SEÇİM NABZI TUTTU 16-03-2009 / 17:17
  Haftanın konuğu 'Nihat İşçi' 21-10-2008 / 21:42