Güncel / Haberin Eklenme Tarihi : 28-10-2009 / 0:40:53
Bu haberi 1988 kişi,Şanlıurfa Sembol Haberi ise bugün 630 kişi okudu. Gazetemiz muhabirlerinden Ahmet Sağır periyodik aralıklarla Sivil Toplum Kuruluşlarıyla sürdürmüş olduğu röportajlarına bu hafta Ankara Şanlıurfalılar Derneği Başkanı Abdurrahman Sanlı ile görüşerek Dernek Çalışmaları hakkında bilgiler aldı. İşte röportajdan ayrıntılar.
Ahmet Sağır: Başkanım Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Abdurrahman SANLI kimdir? Abdurrrahman Sanlı:1963 Şanlıurfa doğumluyum. İlkokulu Eyyubiyede, Yavuz Selim de, Orta Okulu İmam Hatip, Lise’yi İstanbul KABATAŞ ERKEK lisesinde okuduktan sonra, Şanlıurfa Meslek Yüksek Harita teknikerliği ve akabinde İstanbul Yıldız Üniversitesi Harita Mühendisliğini 1988 bitirdim. Halen Ankara da yaşamaktayım. Evliyim ve iki çocuğum var.
Ahmet Sağır: Ankara Şanlıurfalılar Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri Kimlerdir? Üye mevcudunuz kaç kişiden oluşuyor? Abdurrahman Sanlı: Derneğimiz yönetim kurulunda; Başkent üniversitesinden, Prof. Yakub ÇELİK, Sanayi Bakanı danışmanı Cenap AĞIM, Sanayi Bakanlığı Daire Başkanı Mahmut NİMETOĞLU, Av Çiğdem ŞELLİ (Dilek) , İş adamı Celal AKSOY, Edessa Fotoğrafçılıktan Cemal DİŞLİ, Eğitimci Necdet SEÇKİN, Eğitimci, Güfte ve Söz Sanatçısı Abdülkadir ALGIN, Hastane Yöneticisi Abdurrahman AKYÜZ, Çiftçi Erol KÜRKÇÜOĞLU, Sağlık Bakanlığında Uzman Tuba Uzel, ve yönetimdeymiş gibi işi benimseyen arkadaşlarımla çalışıyorum.
Artık şimdilerde Dünyamızda üyelikler veya dernek katılımlarında bazen bilgisayarda bir tuşa basmak veya etkinliklere gerektiğinde katılmak, projelerde direkt veya endirekt katkı sağlama şekliyle olduğundan, biz bu anlamda Ankara’daki, hatta tüm Türkiye’deki Urfa’ya ve Urfalılığa gönül vermiş gönüldaşlarımızı, üyelerimiz olarak addetmekteyiz. Çünkü birçoğumuz haftanın belki ayın bir kısmını başka şehirlerde geçiriyor. Sosyal iştiraklerde bulunuyoruz. Bu bağlamda üye sayısında kendimizi sınırlandırmayarak, Ankara’daki belki tüm Dünyadaki, bu tür Sosyal olgulara ilgi duyan dostlarımızla, özellikle Kardeş Derneklerin veri tabanını kendimizinmiş gibi hissediyoruz. Globalleşen Dünyada belki Her bir derneğin kayıtlı bir İnsanı değilde, her insanın kayıtlı veya gönül bağının olduğu birçok kuruluş ve derneği bulunmakta.
Ahmet Sağır: Ankara Şanlıurfalılar Derneği olarak çalışmalarınız hakkında bize bilgiler aktarır mısınız…? Abdurrahman Sanlı: Öncelikle kültürel etkinlikler oluşturma, Şanlıurfa ile ilgili projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Aylık rutin olarak gerek yönetim kurulu arkadaşlarımız gerekse de sosyal aktivasyonlardan, faaliyetlerden haz alan hemşehrilerimizle sık sık toplantılar düzenliyoruz. Örneğin, geçtiğimiz aylarda Urfa Ceylanpınar’dan iki bayan öğretmen Ankara’ya, 40 öğrenci ile birlikte bir gezi programladıklarını bildirdiler. Beşinci sınıfa giden 20 si erkek, 20 si kız öğrencimizle birlikte Ankara’daki bürokrat arkadaşlarımızın da katkılarıyla dernek olarak çam sakızı bir birlikteliğimiz oldu. Yönetimden bazı arkadaşlar, kitap hediye ettiler, bazıları eşleriyle birlikte hazırlamış oldukları, okul ihtiyaçlarını kapsayan hediye paketleriyle yavrularımıza Ankara da sıcak bir ilgi gösterdiler. Geçtiğimiz futbol sezonunda Şanlıurfaspor’un Ankara’da Konyaşekersporla maçı vardı, Kulüp Başkanımız Habib Arslan olmak üzere yönetici arkadaşlarımızda öğrencilerimizle birlikte olduk. Tabi Urfa’dan çıkıp buralara gelmiş Prof.Dr. Yakub Çelik beyle, TRT ŞEŞ Başkanı Sn. Sinan İLHAN beyle çocukların karşılaşmaları ve istikbal hayatlarında en azından bir ışıltı uyandıracağı kanaati bende hasıl oldu. Bu faaliyetimizden bahsederken gerek Urfa merkezden, gerekse de ilçelerimizden eğitimcilerle, idarecilerle bu emsal aktivasyonlarda hizmetlerinde olduğumuzu, buradan arz etmiş olayım.
Ahmet Sağır: Ankara da yaşayan hemşehrilerimizden bahseder misiniz? Birlik ve beraberlik bakımından Lobi oluşturabiliyorlar mı?
Abdurrahman Sanlı: Ramazan Ayını idrak ettiğimiz günlerde Ankara’daki; Şanlıurfa Vakfının, Suruç Derneğinin, Siverek Derneğinin değerli yöneticileriyle Tarım Bakanlığında bürokrat hemşehrilerimizle birlikteliğimiz oldu. Gelecek günler adına güzel projeler konuşuldu. İnanıyorum ki hemşehri derneklerimizin bir araya gelerek yapacakları çok güzel işler olacak. Urfa’ya ve Urfalıya yakışanda birlik ve beraberliğin tesisidir diye inanıyorum. Fakat Lobi faaliyeti hususunda yapılması gerekenler dersek; Urfa ile ilgili Ankara da bütçenin belirlendiği zamanlarda özellikle akil seçilmişlerle bürokratları bir araya getirdiğimiz oranda memleketimize yapılan rutin yatırımları arttırmış olacağız. Gördüğüm kadarıyla mahalli idarecimiz Sn. Valimiz, Sn. Belediye Başkanımızla yapacağımız koordinasyon çalışmaları sonucunda Ankara’daki bürokrat ve teknokrat Dostlarımızdan azami istifademiz söz konusu olacaktır.
Ahmet Sağır: Ankara’dan Şanlıurfa’ya bakış açınızı alabilir miyiz?
Abdurrahman Sanlı: Vallahi koparma ve silkme kategorilerinde pek madalyamız yok diyebiliriz. Fakat Sn. Belediye Başkanımın da ifadeleri olan Doğuştan MARKA şehir dediği gibi, Urfa doğuştan Şanslı bir şehir görünüyor buralardan bakılınca. Nasıl mı? Bir defa Transit bir Aks üzerinde, Güneş ve Toprağın emsali yok, Tarımın yanında önümüzdeki günlerde yenilenebilinir Enerji kapsamında Urfa’da Güneş enerjisi tarlalarına hazırlıklı olalım. Turizm deyince ah şimdiki Mardin Valisi diyorum; Hafızalarınızı yoklayın. Bedestenlerde taşçılarla, yonucularla tozun toprağın içinde, Urfada Hasan DURUER’ i hatırlayacaksınız. Şimdi ne yapıyor dersiniz. Mardin’deki Sit alanlarının tamamını kapsayan bir PROJE ye imza atıyor. Parayı da AB fonlarından temin etmiş. Urfa’ya 200 km mesafede, hadi kahvesini içip neler yaptığını görmeye gidelim. Hayvancılıkta ise nasıl bir şansımız olduğunu anlatmama gerek var mı? Koç ATA 10.000 Baş hayvanı Fizibilite yapmadan mı getirip Urfa’ya kurdu, Ya da dedeleri ataları buralıymış, vefa borcu için devasa yatırımı yaptılar, ellerine sağlık. Hani Urfa’daki idarecimiz niye Ankara da Tarım bakanlığının adresini bilmiyor mu? Ah bu uçaklar var ya bizi bozdu, eskiden Antep’e giderdi. Babam, çocuktuk bize Cızlavet çizme getirirdi, yeniliklerden, gelişmelerden bahsederdi. Ben şahsen Urfa’da idareci olsam yardımcılarımdan birini Antep’te tutarım onlar ne yaparsa hemen bende uygulamaya çalışırım. Yani Hayvancılık ta nasıl sanayileşmiş vs. Gelelim Urfa’nın Sanayisine, Eski Valilerimizden Ziyaeddin bey 1. Organizenin Haritalarını Toprak Tarım Reformundaki Mühendislere bedava yaptırmıştı. O zamanlar bendenizde Urfa’da Serbest Harita Mühendisi olmam hesabiyle çalışmanın imzasını karşılık gözetmeden atmıştım. Memleket için feda olsun, fakat o gün piyasadaki meslektaşlarım olarak çalışanlar bizi Mühendisler Odasına şikâyet etmişlerdi. Ankara’dan Urfa’yı görmek deyince hatıram tazelendi, yoksa kimseyi kırmak istemem. Realite bu..!
Ahmet Sağır: Ankara siyasetinde Şanlıurfalılar da yer alıyor mu? Şanlıurfa da 29 Mart yerel seçimleri ceket meselesinden dolayı ülke gündeminde büyük ses getirdi. Ankara’dan Şanlıurfa’nın seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz. Hemşehrilerimizin tavrını nasıl karşılıyorsunuz?
Abdurrahman Sanlı: Tabii ki, daha önceleri mecliste çiğköfte muhabbetleri oluyordu. Bizden de ciddi ciddi önemli toplantılarda ki dinlenme aralarında Köfteye konan baharatın ve hışırın evsafı ve miktarı hakkında sorular tevcih olunurdu. Yakın geçmişte de bir SAKKO (Ceket) muhabbeti olmuştu. Bende o günlerde soranlara konuyu izah ederken muhatabı sıkmamak için, Urfa’ya kaçak ceketler komşumuz Suriye’den gelir, Oraya da Avrupa’daki kiliselere bağış yoluyla toplanır gelir falan diye laflarken dostlarımızda değişik bir konuyla dinlenmiş oluyordu. Bendeniz her ne kadar sosyal işlerle ilgili bir dernekte olsam da, teknik eleman olmam hesabiyle, matematik ve sayısal verilere itibar ettiğimden okuyucularımın belki de önemseyebileceği magazin sayılabilecek düşünceleri ikincil algılamamı hoş görürler sanırım.
Ahmet Sağır: Sn. Sanlı, Ak parti hükümetinin Şanlıurfa da acil olarak çözmesi gereken sorunları sizce nelerdir? Abdurrahman Sanlı: Gerek hükümetin yatırımları, kanunları, paketleri gerekse AB fonlarından çıkan Projeler Yağmur yüklü bulutlar gibi memleketlerin üzerinden belli zamanlara matuf olmak kaydı ile geçip gitmektedir. Burada aslolan bizlerin yöneticileri ile ve halkı ile neyi talep edeceğimizi birazcık, en azından yanımızdaki illere bakarak hedefe kilitlenmemiz. Buluttaki suyu en azında kapıyı çalarak istememizdir. 1-) Suriye Faktörünü bizde daha iyi kim çözer, Berlin duvarı kalkınca hemen şehrin iki yanı birbirine koştu. Niye orda İnşaat yapmayalım, Briket üretmeyelim. Ama Karadenizli hemşehrilerimin Soçideki, Kabulettideki günlük aşklara kurban gittiği gibi olmamalı. 2-) Bakın 8 yıldır Belediyeler Kentsel dönüşümle Hem sosyal olguyu pekiştirecek, hem de gelir elde edecek bir yolu hükümetin bir iki kanun değişikliği ile gösterdiği tavizi güzel değerlendirdiler. Soruyorum? a) Şehrin içindeki Gecekondulara Plan esası getirerek Belediye olarak kat karşılığı yapsanız. b) Ve ya oluşturacağınız imar planındaki Adaları (Ankara da parsel bazındaki Balgat cevizli derenin yapılaşması iyi olmadı, Dikmen Vadi Projesi Daha Profesyonelce.) piyasadaki yerli veya dışarıdan müteahhit firmalara kat karşılığı verseniz. c) İsterseniz yukarıdakileri organize edemezseniz TOKİ denen Kurumla bu işleri yaparsınız. 3-) Hayvancılıkla ilgili Sn. BAKAN Mehdi EKER ‘le görüşerek Urfa’ya özgü (50 çiftçiye 4 inek Projesini geliştirerek.) Özellikle HARRAN kapıdan Eyyüppeygamber ve Yeniceye kadar olan Alanda Kentsel ve hayvancılığın berber çözüleceği PROJE yapılması elzemdir. 4-) Turizme yönelik AB projelerinin halkın özellikle sit alanındaki mülkiyet sahiplerinin bilgilendirilerek Mikro kredilerle desteklenerek Ev içi apartlar oluşturulması.(Gelen misafir evdeki yaşam alanı olan hayatta beraber konaklayacak.Kuyudan su çekip,taze bazlama yiyebilecek.) 5-) İSOT Meselesi; Bana göre geniş bir dar gelirli kesimi ilgilendiren lezzetli bir konu. Bunu Avrupa Birliği teşvik kapsamına uyarlayabilsek Şahane olur. En basitinden Ankara da G.Antep’in kurutulmuş dolmalık biber ve patlıcanını alıp evlerimizde lezzetle yiyoruz. Sadece içi boşaltılıp iplere saplanıyor. Ben iddia ediyorum Urfa’nın lezzetine yetişemez. Hasılı; Tarımda basit entegre ve internet vasıtasıyla dışa açılım diyorum. Ahmet Sağır: Belediye Başkanımız Ahmet Eşref Fakıbaba’nın çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Abdurrahman Sanlı: Sn. Başkan, Candostum, sempatik ağabeyimle karşılıklı saygı içeren diyaloglara sahibiz. Aynı şekilde Sn. Samet ATABAY ve Mehmet OYMAK ağabeylerimle de sıkı dostluğumuz, söz konusudur. Sn Osman ULUÇ Bey Ankara’ya geldiğinde muhakkak görüşürüz. Urfa’nın sorunlarını ifade etmek, Urfayı çözmek değildir. Halkın vazifelendirdiği dönem içinde kabiliyeti nispetinde işlerin üstesinden gelerek vicdanlara taht kurmak demektir. Buradan sizin aracılığınızla gelmiş ve gelecek tüm Başkan’larımı ve Vali’lerimi kutluyorum, Zor, meşakkatli ve bir o kadar da kutsal görevlerinden dolayı özellikle Allah tan sabır ve yardım diliyorum.
Ahmet Sağır: Yönetim Kurulu üyesi olduğum TEMA Vakfı Şanlıurfa Temsilciliği olarak tüm Sivil Toplum Kuruluşları ile yaptığım röportajlarımda ilimize ağaçlandırma çalışmaları için destek çağrısında bulunuyorum. Kentimize hatıra ormanı yapmayı düşünüyor musunuz?
Abdurrahman Sanlı: Oluşturulacak organizasyonlarda şahsım ve Derneğim adına seve seve katılacağımızı belirtiriz.
Ahmet Sağır: Son olarak Şanlıurfa’lı hemşehrilerimize mesajınızı alabilir miyiz? Abdurrahman Sanlı: Urfa’yı hak saklasın bin sevgilerim var içinde.
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||||||||||||||||||||



