Güncel / Haberin Eklenme Tarihi : 26-08-2009 / 0:39:36
Bu haberi 1003 kişi,Şanlıurfa Sembol Haberi ise bugün 621 kişi okudu. Gazeteniz Şanlıurfa Sembol haftanın periyodik aralıklarıyla gerçekleştirdiği röportajların bu haftaki konuğu Şanlıurfa İl Müftüsü Ramazan Tahiroğlu oldu. Gazetemiz muhabirlerinden Cengiz CENGİZ’in gerçekleştirdiği röportajdan ayrıntılar.
Cengiz CENGİZ: Röportajımızın gereği olarak öncelikle sizi tanıya bilirmiyiz? Ramazan Tahiroğlu: 1955 Kahramanmaraş Afşin ilçesi Çobanbeyli kasabasında doğdum. İlkokulu kendi kasabamda okudum. İmam hatip lisesini Kahramanmaraş’ta bitirdim. Konya Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldum. 1981 yılında stajyer Müftü olarak Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde göreve başladım. 1982 yılında vatani görevi yapmak için önce Tuzla da daha sonra Erzincan da Asteğmen olarak bitirdim. 1983 yılında vatani görev bittikten sonra Hatay’ın Samandağ ilçesinde göreve başladım. Sırasıyla Ankara Ayaş, Gölbaşı, Kızılcahamam, Kazan, Etimesgut, Keçiören, Kahramanmaraş Göksun ilçelerinde görev yaptım. 2 yıl öncede Şanlıurfa Müftülüğüne tayin oldum. Cengiz CENGİZ: Şanlıurfa İlimizde görev yapmak sizin için nasıl bir duygudur? Ramazan Tahiroğlu: Urfa manevi yönüyle çok yüksek duyguları haiz olan bir ildir. Ülkemizde tek Peygamberler şehri olarak anılabilen, daha önceleri Hacca gidenlerin Mekke, Medine, Kudüs gibi yerlerin ziyaretlerinin yanı sıra karayolu ile giderken Şanlıurfa’ya da uğranarak buralar ziyaret edilirdi. Ülkemiz tarafından sevilen ve çok değer verilen bir ildir. Şanlıurfa gerek ilmi, gerekse tarihi yönden mübarek bir ildir. Böyle bir ilde görev yapmaktan çok memnunum. Cengiz CENGİZ: Sn. Hocam Ramazan ayında bulunmamızdan dolayı Oruç’tan bahseder misiniz? Ramazan Tahiroğlu: Oruç’un bir tarifi var. Oruç Arapçada Savm kelimesiyle ifade edilir. Savm tutmak demektir. Kişinin kendisini imsak vaktinden iftar vaktine kadar diğer tarifi ile fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar yemeden, içmeden ve cinsi arzulardan tutmasına ama Allah rızası için bunu yapmasına Oruç denir. Yani her aç kalan oruç tutamaz. Sadece Allah rızası için Allah’a yaklaşmak arzusuyla böyle bir hareketi yapmış olmalı. Elbette en zor işlerden birisi oruçtur. İçecek ve yiyecek çok güzel şeyler varken, insanın durup dururken bunları terk etmesi kolay değil. Dili damağı kuruyor, susuyor, yanıyor bunların hepsi tabi insanın kendi eli altında olduğu halde buna gücü yettiği halde Allah’ın emridir diyerek bunları belli bir zaman diliminde terk etmek bir irade işidir. Dolayısıyla bu zoru başaranlar da Allah katında büyük sevap alıyor. Ama İmamı Gazali hazretleri sadece yemek, içmek veya cinsi arzulardan uzak durmak şeklinde tutulan oruç alelade bir oruçtur. Normal Sırdan bir oruçtur. Oruç tutan bir insan sadece bunları yapmakla kalmayacak farzı ibadetlerini kaçırmayacak çünkü farzı ibadetlerini kaçırmak aynı zamanda haramdır ve günahtır. Haram işlemeyecek, dili ile oruç tutacak, yalan söylemeyecek iftira atmayacak, başkalarına zarar vermek için müstamda bulunmayacak. Dedikodu, memime, çekiştirme, düşmanlık, insanlar arasında bir takım düşmanlık yaymak gibi dili ile sağa sola zarar veriyorsa o insanın aç ve susuz kalmasına yüce Allah değer vermez. Aynı zamanda kulağı ile gıybet boş söz dinlemeyecek. Kulağı ile de oruç tutacak. Kuranı Kerim dinleyecek güzel sözler konuşacak güzel söz dinleyecek. Aynı zamanda gözü ile harama bakmayacak. Çirkin bir takım şeylere bakmayacak nazar etmeyecek, hatta daha olgun bir oruç tutmak istiyorsa zihninde Allah’tan başka her şeyi çıkarıp düşüncesiyle, fikriyle, zihniyle, her şeyi ile çalışacak. Ve olgun manada tutulan oruç Allah katında çok makbul olur. Sevabı çok olur. Sıradan tutulmuş oruçlar sadece borcumuzu eda etmiş oluruz. Ekstra bir sevap alamayız. Hz. Peygamber efendimiz; Kim oruç tuttuğu halde yalan nağme etmeyi bırakmıyorsa Allah’ın onun açlığına ve susuzluğuna ihtiyacı yoktur. Hiçbir değer vermez buyuruyor. Cengiz CENGİZ: Ramazan ayında neden tüm camilerde Hatmi Şerifler Okunur? Ramazan Tahiroğlu: Oruç ayı içerisinde Kuranı Kerim tilavetine ağırlık verilmeli. Kuran okunmalı çünkü Kuranı Kerimin indirildiği bir aydır. Peygamber efendimiz her Ramazan da Cebrail As. Kuran -ı Kerimi okumuş tekrar. Kendine inen ayetleri Cebrail’e arz etmiş… Adeta ders şeklinde yapmış… İşte bugün mukabele okuyan hafızlarımız veya hoca efendilerimiz Peygamber efendimiz Cebrail’e arz ettiği o mukabele usulünü, geleneğini, sünnetini bir nevi gerçekleştiriyorlar. Cengiz CENGİZ: Sadakayı Fitre ve bu yılkı Fıtre Miktarı hakkında bize bilgiler verirmisiniz? Ramazan Tahiroğlu: Ramazan ayı sadakayı fitre’nin verildiği bir aydır. Sadakayı fitre bayram sabahına kadar verilir. En makbulü Ramazan ayı içerisinde verilebilir. Bayram sabahı farz haline gelir. Bayram namazından önce verenler makbul bir zekât makbul bir sadaka vermiş olur. Bayram namazından sonraya bırakanların sevabı azalır. Birde Müslümanlar Fidye verir. Bunları kim verir fideye yi Oruç tutmaya gücü yetmeyen çok düşkünler, ihtiyarlar her tutamadığı orucun yerine birer fidye verir. Bu yılın tarifi ile asgarisi 6,5 lira ama vasat olarak 10 lira da verir 15 lira verirse daha iyi olur. Sadakayı Fitre ve Fidye aynı miktardır. Aynı zamanda Ramazanı Şerif ayının zekâtlarının da verildiği bir aydır. Çünkü Müslümanlar senei devriyesi olarak mallarının Ramazan ayı olarak seçmişlerdir. Yani Ramazandan Ramazana zekâtlarını veriyorlar. Bu ay demek ki hem oruç, hem namazların teravih namazı ile beraber arttığı hem oruç’un geldiği hem zekâtın verildiği sadakayı Fitre ve Sadakayı Fıtır’ın verildiği, yardımlaşmanın, kardeşliğin, dayanışmanın da coştuğu bir aydır. Böyle bir ay bütün yönleriyle kıymetlidir. Allah Ramazanı bütün din kardeşlerimizle beraber dolu, dolu yaşamayı bize kabul etsin. Cengiz CENGİZ: Orucu unutup ta yemenin cezası var mıdır? Ramazan Tahiroğlu: Unutarak yemeyi, içmeyi Allah af etmiştir. Peygamber efendimiz unutarak yiyen, içene Allah’ın vermiş olduğu bir rızıktır diye buyuruyor. Oruç’u bozmaz yeter ki aklına geldiği anda ağzında olan lokmayı veya suyu yutmasın. Aklına gelir gelmez en ufak bir kısmını kasten yutsa o orucu kaza etmesi gerekir. Cengiz CENGİZ: Sn. Hocam Kutsal Emaneti Ziyaret edecek Olan Hemşehrilerimize Tavsiyeleriniz Nelerdir? Ramazan Tahiroğlu: Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in Sakalı Şerifi hem Şanlıurfa’mızda hem de ülkemizin çeşitli yerlerinde bazı camilerde bulunmaktadır. Bunlarda genellikle Ramazan ayında ziyarete açılmaktadır. Peygamber efendimizin hem sakalı hem vücudunun her parçası, hem giydiği her eşya teberrüken ziyaret edilir. Çünkü öylesine yüce öylesine büyük bir zatın Allahın sevgilisinin her şeyi bizim katımızda çok büyük bir hatıradır. Büyük bir değer taşır. Bunu bilen bütün vatandaşlarımız Sakalı Şerifi ziyaret edip salâvatı şerife getirip adabınca ona olan Hayranlıkları, sevgileri ve aşk muhabbetleri sayesinde gözyaşı döküp ağlarlar. Tüm bunlar güzel şeyler. Ziyaretle ilgili gerekli tedbirler alındı. Ziyaretlerin bereketli, verimli sevaba nail olmalarını cenabı Allahtan niyaz ederim.
|
|
|
|
|
|
|
||||||||||||||||||


